Binicilik sporu pahalı bir spor mu sorusuna insanlar nedense her zaman “çok pahalı, aman sakın denemeyin paranıza ve zamanınıza yazık” gibi kendi aralarında yorum yaparlar. Bazı insanlar; “Bu sporu yapmak mı istiyorsunuz?” denildiğinde cevap olarak “ Şehirden çok uzaklara gitmeniz gerekecektir, dersleri ve kıyafetleri için ayrıca masrafta bulunacaksınız” gibi konuşup, yapmak isteyenleri de bu spordan boşu boşuna uzaklaştırırlar. Bu gibi konuşmaları zaman zaman duyuyor ve çok üzülüyorum. Çünkü ülkemizde ne yazık ki binicilik sporu yeteri kadar tanıtılmamış ve bu sebeple insanlar bu sporu nerde ve nasıl yapacaklarını bilemiyorlar. Bu tip yorumların da yapılması çok normal diye düşünüyorum. Bu tip düşünceler; binicilik sporunu gerçekten nerelerde ve nasıl yapacağını bilmeyen, bu konuda yeteri kadar hatta hiç bilgisi olmayan insanlara ait olduğunu biliyorum.
Her spor gibi binicilik sporunun da başlangıç aşamasında alınması gereken kıyafetleri vardır. Tenis oynayacak iseniz; bir raketiniz, kort için uygun bir spor ayakkabınız, çorabınız, eteğiniz ya da şortunuz olmalıdır. Dalgıç olmak için bir balıkadam kıyafeti ve yanında oldukça pahalı olan ve alınması gereken malzemeleri vardır. Kayak yapmak için yine alınması gerekecek pahalı aksesuarlar olduğunu unutmayın! Binicilik diyince nedense insanlar iki kere düşünüp hep bir tereddütte bulunurlar. Bu teredütün sebebi bana göre binicilik sporunun sosyete sporu olarak halka gösterilmesi, alem, şamdan gibi magazin dergilerinde yer almasından kaynaklanıyor. Sevgili okuyucularım inanın bana binicilik sporu herkesin rahatlıkla yapabileceği bir spor dalı. Atlara yaklaşmanız için ne bir milyoner olmanız ne de her hangi bir sosyete ailesinden olmanız gerekiyor. Bu spora başlamaya karar verdiğinizde en basitinden kafamızı korumak açısından en önemli aksesuar tog, biniş esnasında bacaklarımızın yaralanmasını önlemek için binici pantolonu, en son alınması gereken malzeme ise çizmedir. Bunlar da diğer sporlar gibi bir sefer alınacak aksesuarlar kategorisine girerler. Hepsi bu.
Sporun devam ettirilme sürecine gelince; bir binici bu sporu ya keyif amaçlı yapacaktır ya da profesyonel anlamda seçeceği alanda yolunu çizecektir. Bu sadece binicilik için geçerli değildir. Her spor için böyle bir tercihte bulunuruz. Her sporda olduğu gibi yine örnek vermek gerekirsek; tenis oynayan bir sporcu eğer sadece zevk için tenis oynuyor ise o zaman sadece bir kort kiralaması gerekecektir. Bunun için o kortta ya arkadaşı ile oynayacak ya da antrenörüyle pratik yapacaktır. Sadece keyif amaçlı kayak yapan bir kişi, kayak takımlarını kiralayarak belli sezonlarda bu zevkini gideceği dağda kayarak kendini tatmin edecektir. İşte binicilik sporuna bakıldığında da bir binici atı olmadan bu sporu rahatlıkla devam ettirebilir. Bunun için at bindiği çiftlikte at kiralaması yeterli olacaktır. Tercihine göre ya doğada arazi binişleri yaparak ya da manejde çalışarak ter atacaktır. Biniciliği yapacak kişi sağlığında problem olmaması şartı ile; ister 7 yaşında olsun, ister 70’inde, ister kadın olsun, ister erkek, ister 4 yaşında çocuk olsun ister yetişkin, bu spora gönül rahatlığı ile başlayabilir.
Sevgili okuyucularım binicilik sporunu deneyin, en azından bir kere olsun atın sırtına oturun, atın yumuşacık boynuna dokunun, onun gözlerine bakın, at tutkunu insanların arasına karışın, onlar ile bu konu hakkında sorular sorun ve bu insanlar ile müsabakaları seyretmeye gidin, binicilere destek verin. Göreceksiniz ki burası apayrı bir dünya. Bu dünyaya girince sizi bir şeylerin bu mekanlara çekeceğini fark edeceksiniz. Zaman zaman yazılarımda gidebileceğiniz kaliteli ve özel çiftliklerin tanıtımlarını yapacağım. Bu mekanları mutlaka ziyaret edin. İnanıyorum ki; bu çiftliklerde kendiniz ile ya da sevdikleriniz ile ilgili konular bulup bu sporu deneyip bağımlısı olacaksınız.